Bu Da Geçer Ya Hu Kimin Sözü? “Bu da geçer ya hu” sözü, Türk kültürünün en bilinen ve zamanla hayatımıza kazandırdığı özlü sözlerden biri. Pek çok zor anın ardından, sabır ve metanet gerektiren süreçlerde dile getirilir. Ancak, geleceğe dönük olarak düşündüğümde, bu sözün ne kadar anlamlı ve etkili olacağı konusunda kafamda pek çok soru belirmeye başlıyor. Teknolojik gelişmelerin, iş hayatındaki değişimlerin ve toplumsal ilişkilerin şekil değiştirdiği bir dünyada, bu sözün 5-10 yıl sonra ne ifade edeceğini merak ediyorum. Belki de “Bu da geçer ya hu” artık sadece geçmişin bir hatırası olmayacak; her şey hızla değişirken, bu söz, geleceğin duygusal ve…
Yorum BırakŞık Tasarım Tüyoları Yazılar
Birini İkna Etmek Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Değerlendirme İkna etmek, bir kişiyi bir düşünceyi kabul etmeye, bir eylemi gerçekleştirmeye veya bir bakış açısını benimsemeye yönlendirmek anlamına gelir. Ancak bu süreç, herkes için farklı şekillerde işler. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlar, ikna etme sürecinde önemli bir rol oynar. İstanbul’da yaşarken, her gün sokakta, toplu taşımada ve işyerinde gözlemlediğim sahneler, bu sürecin ne kadar karmaşık ve çok boyutlu olduğunu gösteriyor. İkna etme, yalnızca birinin fikrini değiştirmek değil, aynı zamanda güç dinamiklerini, eşitsizlikleri ve toplumsal yapıyı anlamakla da ilgilidir. Toplumsal Cinsiyet Perspektifiyle İkna Etmek…
Yorum BırakSedat İsmi Kur’an’da Geçiyor Mu? Psikolojik Bir Mercekten Derinlemesine İnceleme Kendimi insan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak tanımlıyorum. Belki sen de okurken kendi isim seçimi, isimlerin anlamı ve kültürel bağlam üzerindeki psikolojik etkileri üzerine düşünüyor olabilirsin. “Sedat ismi Kur’an’da geçiyor mu?” sorusu yüzeyde basit bir bilgi arayışı gibi görünse de, biz bugün bunu kimlik algısı, duygusal zekâ ve sosyal etkileşim gibi psikolojik boyutlarla birlikte değerlendireceğiz. İsmin Metinsel Varlığı: Kur’an’da Sedat İlk olarak net bir bilgi verelim: Sedat ismi, Kur’an‑ı Kerim’de doğrudan geçmeyen bir isimdir. Modern isim veri kaynaklarına göre “Sedat” adı Kur’an metninde yer almaz…
Yorum BırakSagitma: İnsan Davranışlarının Derinliklerine Yolculuk İnsan davranışlarını anlamak, hepimizi bir şekilde ilgilendirir. Her gün çevremizde gözlemlediğimiz davranışlar, düşündüğümüzden çok daha derin psikolojik süreçlerin birer yansımasıdır. Özellikle, bir davranışın arkasındaki bilişsel ve duygusal süreçlere dikkat ettiğimizde, bu basit gözlemler çoğu zaman karmaşık ve çelişkili bir yapıya dönüşebilir. Peki ya “sagitma” dediğimizde ne anlıyoruz? Bu kavram, farklı psikolojik boyutlardan incelenebilir. Kimi zaman bir kişilik özelliği, kimi zaman da daha karmaşık bir sosyal etkileşim biçimi olarak karşımıza çıkabilir. Gelin, “sagitma”yı bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden ele alalım. Sagitma Nedir? “Sagitma”, aslında psikolojik bir kavram olarak, genellikle insanın çevresiyle olan etkileşimlerinde kaygı, stres…
Yorum BırakKirli Sepeti Yasemin Öldü Mü? Pedagojik Bir Bakış Her birey, dünyaya farklı bir bakış açısıyla gelir ve bu bakış açısı, eğitim süreciyle şekillenir. Öğrenme, sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda insanları düşündürmek, sorgulatmak ve dönüştürmektir. Eğitim, insanların dünyayı nasıl algıladığını ve bu algıların nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı olur. Bugün eğitim dünyasında sıkça karşılaştığımız bir kavram var: öğrenme. Ancak bu yazıda odaklanacağımız konu, daha çok öğrenmenin etkileriyle ilgili olacak. Eğitimde kullanılan öğelerin sadece bir bilgi aktarımından ibaret olmadığını, bir bütün olarak öğrencinin dünyaya bakışını, anlamını ve hatta varlık sebebini değiştirebileceğini kabul ettiğimizde, bazen okulda, ekrandaki karakterlerin, örneğin Yasemin’in, hayatta olup olmadığı…
Yorum BırakKağızman’da Ne Yetişir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bireylerin kararlarını etkileyen pek çok faktör vardır. Kimi zaman çevresel etkenler, kimi zaman da içsel dürtüler bu kararları şekillendirir. Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümlemeye çalışırken, etrafımızdaki dünyayı da bir yansıma olarak görüyoruz. Kağızman’da ne yetişir? Sadece tarımsal anlamda değil, insan psikolojisinin derinliklerinde de pek çok şeyin yetiştiği bir yer burası. Bu yazıda, Kağızman’ın meşhur tarım ürünlerini psikolojik bir bakış açısıyla ele alacak ve insanların bu ürünlerle olan bağlarını, bilinçli ve bilinçdışı düzeyde nasıl anlamlandırdıklarını inceleyeceğiz. Kağızman’ın Doğal Zenginlikleri ve Psikolojik Etkileri Kağızman, zengin verimli toprakları ve iklim koşullarıyla, birçok tarım ürününün yetişmesine…
Yorum BırakAğız Sütü Ne Kadar Verilmeli? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Ağız Sütü ve Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği İstanbul’un kalabalık sokaklarında yürürken, çoğu zaman insanlar arasında fark etmeden geçip gittiğimiz bir şey var: annelerin çocuklarıyla kurduğu ilişki ve toplumsal baskılar. Ağız sütü, hem biyolojik hem de toplumsal bir bağ kurar; ama ne yazık ki, çoğu zaman sadece annelerin sırtına yüklenen bir sorumluluk gibi görülür. Bir sabah, vapurda karşımda oturan genç bir kadın, bebeğini emziriyordu. Yanındaki başka bir kadın ise, ona ne kadar uzun süre emzirdiğini sormuştu. O an, İstanbul’un günlük gürültüsünde, etraftan duymadığınız bir cümle yankılandı: “Bence, bu…
Yorum BırakR2 Score Kaç Olmalı? Toplumsal Yapılar ve Eşitsizlik Üzerine Bir Sosyolojik Bakış Bazen gözlerimizin önünde olan bir şeyin farkında olmayabiliriz. Örneğin, bir gün bir arkadaşımızdan duydum: “Bu sonuçların R2 skoru kaç?” O an, kendi kendime “R2 skoru nedir ki?” diye sordum. Sonrasında, sosyal bilimlerde pek çok kavram gibi bu terimin de toplumsal yapıları, normları ve ilişkileri nasıl yansıttığı üzerine düşündüm. Bir denklemdeki doğruluğu ölçen, verinin ne kadar tutarlı olduğunu gösteren bir “R2 skoru” var. Ancak, bu sayede başka bir şeyi daha fark ettim: Aslında “R2 skoru”, toplumsal eşitsizliklerin, bireylerin ve güç yapıların arasındaki görünmeyen bağları simgeliyor olabilir. Toplumsal yapıları, kültürel…
Yorum BırakUyku Apnesi ve Damar Tıkanıklığı: Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamadan, bugünümüzü tam olarak kavrayabilmek neredeyse imkansızdır. Sağlık alanında günümüze kadar biriken bilgiler ve tedavi yöntemleri, geçmişteki tıp anlayışlarından büyük ölçüde etkilenmiştir. Bu yazıda, uyku apnesinin damar tıkanıklığına etkilerini tarihsel bir bakış açısıyla ele alacak ve bu ilişkilerin zaman içindeki evrimini inceleyeceğiz. Konuyu kronolojik olarak ele alarak, uyku apnesinin anlaşılmasında önemli dönemeçleri, toplumsal dönüşümleri ve tıbbi kırılma noktalarını tartışacağız. Farklı tarihsel kaynaklardan alıntılarla desteklenen bu yazı, geçmişin günümüze nasıl etki ettiğini daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Antik Tıp ve İlk Gözlemler: Uyku Apnesi Üzerine İlk Fikirler Antik Mısır’dan Orta Çağ’a: Uyku…
Yorum BırakTraditio Sebebe Bağlı Mı? Edebiyat Perspektifinden Bir Değerlendirme Edebiyat, kelimelerin gücüne dayalı bir dünyadır; her sözcük, bir evrenin kapılarını aralar ve her anlatı, bir toplumu, bir dönemi ya da bir karakterin içsel yolculuğunu yansıtarak bizleri başka bir gerçeklikle buluşturur. Yazılı kelimelerin etkisi, çoğu zaman görünenden çok daha derindir; okuduğumuz her metin, bir anlam bütünlüğü sunmanın ötesinde, okurun duyusal ve düşünsel dünyasında izler bırakır. Bu etkiler, bazen bir kültürel mirasın yansıması olarak geleneksel metinlerde, bazen de bireysel bir özgürlük mücadelesinin izlerini taşıyan modern anlatılarda ortaya çıkar. “Traditio sebebe bağlı mı?” sorusu, işte tam da bu noktada, edebiyatın toplumsal, bireysel ve kültürel…
Yorum Bırak