İçeriğe geç

İnsan ilişkilerimi nasıl geliştirebilirim ?

İnsan İlişkilerimi Nasıl Geliştirebilirim Diye Düşündüğüm O Uzun Kış Akşamı

Benzer Konular: İngiltere'de asgari ücret ne kadar ?

Dise takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “İnsan ilişkilerimi nasıl geliştirebilirim” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız.

Kayseri’de kış başka oluyor. Soğuk sadece yüzüne değil, insanın içine de işliyor. Özellikle akşam ezanından sonra sokaklar sessizleşince, insan kendi iç sesini daha net duyuyor. Ben bunu en çok geçen yıl fark ettim. Yirmi beş yaşındaydım ama bazen kırk yaşında gibi hissediyordum. Çünkü insanlarla konuşmayı biliyordum belki ama bağ kurmayı bilmiyordum.

O gün de yine elimde kahveyle Cumhuriyet Meydanı’ndan yürüyüp eve dönmüştüm. Eve gelir gelmez montumu çıkarmadan yatağa oturup günlüğümü açtım. Sayfanın en üstüne büyük harflerle şunu yazmışım:

“İnsan ilişkilerimi nasıl geliştirebilirim?”

O kadar basit görünüyordu ki. Ama cevabı yoktu. Ya da ben bulamıyordum.

Telefon rehberimde yüzlerce insan vardı ama canım sıkıldığında arayabileceğim kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Kalabalık içinde yalnız hissetmek diye bir şey varsa, ben tam ortasındaydım.

Her Şey Küçük Bir Kahvaltıda Başladı

Pazar sabahıydı. Üniversiteden arkadaşım Burak mesaj attı.

“Gel kahvaltıya çıkalım.”

Normalde bahane üretirdim. Çünkü son zamanlarda insan içine çıkmak yoruyordu beni. Sürekli güçlü görünmeye çalışmaktan bıkmıştım. Ama bu sefer gitmek istedim. Belki de içimde hâlâ değişmek isteyen küçük bir taraf vardı.

Hunat tarafında küçük bir kafeye oturduk. İçeri sıcak simit kokusu doluyordu. Burak konuşuyordu ama ben dalıp gidiyordum. Bir noktada sustu ve bana şöyle dedi:

“Sen son zamanlarda kimseyi gerçekten dinlemiyorsun.”

Bu cümle canımı acıttı.

Çünkü haklıydı.

İnsan ilişkilerimi nasıl geliştirebilirim diye düşünüp duruyordum ama kimseyi gerçekten dinlemiyordum. İnsanların cümlelerini bitirmesini bekleyip kendi içimde cevap hazırlıyordum sadece. Orada ilk kez şunu fark ettim:

İletişim konuşmak değilmiş. Hissettirmekmiş.

Burak o gün eski sevgilisinden bahsederken gözleri doldu. Eskiden olsa konuyu değiştirirdim. Çünkü insanların kırılganlığı beni rahatsız ederdi. Ne diyeceğimi bilemezdim. Ama o gün sustum sadece. Dinledim.

Ve ilk kez biri bana içini gerçekten açtı.

Annemin Sessizliği Bana Çok Şey Öğretti

Akşam eve döndüğümde annem mutfakta mantı kapatıyordu. Kayseri’de annelerin sevgisi biraz hamur kokar. Çok konuşmazlar ama tabak doldururken anlarsın seni ne kadar düşündüklerini.

Sandalyeye oturup annemi izledim.

“Anne,” dedim, “sence insanlar neden birbirinden uzaklaşıyor?”

Elini unlu önlüğüne sildi. Bir süre düşündü.

“Çünkü herkes anlaşılmak istiyor ama kimse anlamaya çalışmıyor.”

Yemin ederim o gece uzun süre uyuyamadım.

İnsan ilişkilerimi nasıl geliştirebilirim sorusunun cevabı belki de tam olarak buydu. Ben hep anlaşılmayı bekliyordum. Ama karşımdakini anlamak için ne yapıyordum?

Hiç.

Bazen kendi kırgınlıklarımız o kadar büyük oluyor ki başkasının kalbini görmeyi unutuyoruz.

Yalnızlığımı Saklamaktan Yorulduğum Gün

Bir cuma akşamı eski arkadaş grubum buluşma ayarladı. Gitmek istemedim önce. Çünkü uzun zamandır kendimi onlardan kopmuş hissediyordum. Mesajlara geç cevap veriyor, davetleri reddediyor, sonra da neden yalnızım diye üzülüyordum.

Bu çelişki insanı mahvediyor.

Yine de gittim.

Masada herkes gülüyordu. Ben ise yabancı gibi hissediyordum. Sonra bir ara konu ilişkilerden açıldı. Herkes bir şeyler anlatıyordu. Ben sessiz kaldım.

En sonunda dayanamadım.

“Ben galiba insanlarla yakın olmayı bilmiyorum,” dedim.

Masada kısa bir sessizlik oldu.

Sonra arkadaşım Ece elini omzuma koydu.

“Hep güçlü görünmeye çalışıyorsun çünkü.”

Bu cümle direkt kalbime oturdu.

Gerçekten öyleydim. Kimse benim kırıldığımı bilmesin istiyordum. Kimse yalnız hissettiğimi anlamasın istiyordum. Sürekli şaka yapan, enerjik görünen kişi olunca insanlar seni mutlu sanıyor. Ama bazen insan en çok gülerken tükeniyor.

O gece eve yürürken kar yağıyordu. Kayseri’nin ayazı yüzümü kesiyordu ama içimde tuhaf bir hafiflik vardı. Çünkü ilk kez kendim gibi davranmıştım.

Ve insanlar uzaklaşmamıştı.

Tam tersine, daha çok yaklaşmışlardı.

Duygularımı Saklamayınca Hayat Değişmeye Başladı

Sonraki haftalarda küçük şeyler denedim.

Mesela biri “Nasılsın?” dediğinde otomatik şekilde “İyiyim” dememeye başladım.

Gerçekten kötüysem söylüyordum.

Bir arkadaşımı özlediysem mesaj atıyordum.

Kırıldıysam susup biriktirmek yerine konuşuyordum.

İlk başta çok korkutucuydu. Çünkü insan duygularını açınca reddedilmekten korkuyor. Ama şunu fark ettim:

Samimiyet cesaret istiyor.

Ve insanlar mükemmel olanı değil, gerçek olanı seviyor.

İnsan İlişkilerimi Nasıl Geliştirebilirim Sorusunun Gerçek Cevabı

Bir gece yine günlüğümün başına oturdum. Dışarıda rüzgâr vardı. Sobanın sesi geliyordu salondan. Telefon sessizdeydi. Uzun uzun düşündüm.

Geçen birkaç ay içinde ne değişmişti?

Aslında dünya değişmemişti. Ben değişmiştim.

Eskiden insan ilişkilerimi nasıl geliştirebilirim diye düşünürken taktik arıyordum. Daha komik olayım, daha ilgi çekici olayım, insanlar beni daha çok sevsin istiyordum.

Ama mesele bu değilmiş.

İnsan ilişkileri performans değilmiş.

Birinin yanında kendin gibi hissedebilmekmiş.

Birini gerçekten dinlemekmiş.

Bazen gururu bırakıp ilk mesajı atmakmış.

“Ben kırıldım” diyebilmekmiş.

Sarılırken gerçekten hissetmekmiş.

Ve en önemlisi, insanların da en az senin kadar korktuğunu anlayabilmekmiş.

Çünkü herkesin içinde görünmeyen bir yalnızlık var.

Tramvayda Karşılaştığım O Yaşlı Adamı Hâlâ Unutamıyorum

Bir akşam tramvayda yaşlı bir adam yanıma oturdu. Elinde eski bir poşet vardı. Sürekli camdan dışarı bakıyordu. Sonra bana dönüp durduk yere şöyle dedi:

“İnsan yaşlanınca en çok konuşacak birini arıyor evladım.”

İçim parçalandı.

Kısacık bir cümleydi ama günlerce aklımdan çıkmadı.

Çünkü hepimiz öyleyiz aslında.

Konuşacak biri.

Bizi gerçekten dinleyecek biri.

Yanında rol yapmak zorunda kalmayacağımız biri olsun istiyoruz.

Belki de insan ilişkilerimi nasıl geliştirebilirim sorusunun özü burada yatıyor. İnsanlara kendilerini güvende hissettirebilmekte.

Kendime Yazdığım Küçük Notlar

Geçen hafta günlüğümün arasından eski bir sayfa çıktı. Üzerinde şunlar yazıyordu:

“İnsanlar seni mükemmel olduğun için değil, gerçek olduğun için sever.”

Uzun süre o cümleye baktım.

Çünkü yıllarca yanlış şeyi yapmışım. Sürekli daha etkileyici olmaya çalışmışım. Daha eğlenceli, daha başarılı, daha cool görünmeye çalışmışım.

Oysa bir insanın “Ben bugün biraz kötüyüm” diyebilmesi bile bazen bütün duvarları yıkıyor.

Şimdi biriyle konuşurken telefonumu masaya ters koyuyorum. Gerçekten dinliyorum. İnsanların anlattığı küçük detayları hatırlamaya çalışıyorum. Sevdiği kahveyi, korkularını, çocukluk anılarını…

Çünkü değer vermek biraz da detayları unutmamak demek.

Kayseri Gecelerinde Kendimi Daha Az Yalnız Hissediyorum

Geçen gece yürüyüşe çıktım. Hava yine soğuktu. Ama bu sefer içimde o eski ağırlık yoktu. Telefonumda mesajlaştığım insanlar vardı. Arayınca açacak dostlarım vardı.

En önemlisi, artık kendimden kaçmıyordum.

İnsan ilişkilerimi nasıl geliştirebilirim diye başlayan o uzun düşünceler sonunda beni kendime getirdi. Çünkü başkalarıyla bağ kurmanın yolu önce kendi duygularını inkâr etmemekten geçiyor.

Şimdi biliyorum.

Bir insanı etkilemek zor değil.

Ama bir insanın kalbine gerçekten dokunmak için dürüst olmak gerekiyor.

Ve bazen sadece içten söylenmiş bir “Nasılsın?” bile bir insanın bütün gününü değiştirebiliyor.

Ben bunu geç öğrendim belki.

Ama iyi ki öğrenmişim.

Dise okurlarıyla “İnsan ilişkilerimi nasıl geliştirebilirim” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasinogir.net