Bu Da Geçer Ya Hu Kimin Sözü?
“Bu da geçer ya hu” sözü, Türk kültürünün en bilinen ve zamanla hayatımıza kazandırdığı özlü sözlerden biri. Pek çok zor anın ardından, sabır ve metanet gerektiren süreçlerde dile getirilir. Ancak, geleceğe dönük olarak düşündüğümde, bu sözün ne kadar anlamlı ve etkili olacağı konusunda kafamda pek çok soru belirmeye başlıyor. Teknolojik gelişmelerin, iş hayatındaki değişimlerin ve toplumsal ilişkilerin şekil değiştirdiği bir dünyada, bu sözün 5-10 yıl sonra ne ifade edeceğini merak ediyorum. Belki de “Bu da geçer ya hu” artık sadece geçmişin bir hatırası olmayacak; her şey hızla değişirken, bu söz, geleceğin duygusal ve toplumsal yapısına nasıl etki edecek?
“Bu Da Geçer Ya Hu” Sözünün Kökeni ve Anlamı
Öncelikle, bu sözün arkasındaki anlamı bir hatırlayalım. “Bu da geçer ya hu” ifadesi, genellikle insanların zor bir dönemden geçtiği, duygusal ve fiziksel olarak zorlandığı anlarda kullanılır. Bu sözün kökeni, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye dayandırılır. Rûmî, insanların geçici zorluklar ve sıkıntılar karşısında sabırlı olmalarını öğütlemiştir. Zorlukların da geçici olduğunu vurgulamış ve bu görüşünü ünlü “Bu da geçer ya hu” sözüyle dile getirmiştir.
Günümüzde bu söz, birinin zor bir durumla karşılaştığında ona moral vermek için sıkça kullanılır. Fakat bu sözün arkasındaki derin anlam, sadece kısa vadeli bir teselli sunmakla sınırlı kalmaz; aynı zamanda yaşamın değişkenliği ve her şeyin zamanla geçici olduğu gerçeğini de hatırlatır.
Gelecekte “Bu Da Geçer Ya Hu” Sözü Nasıl Bir Anlam Taşır?
Teknolojinin, toplumların ve bireylerin yaşam tarzlarının hızla değiştiği bir dünyada, bu sözün gelecekteki rolünü düşündüğümde, kafamda birkaç soru beliriyor: “Ya şu anki hızla değişen dünyada, bu da geçer ya hu bir anlam taşır mı?” ve “Bu sözün arkasındaki sabır ve metanet duygusu, gelecekte geçerliliğini kaybeder mi?”
Dijitalleşen Dünyada Geçici Krizler
Bugün, iş hayatındaki ve günlük yaşamımızdaki zorluklar hızla dijitalleşiyor. Birçok iş yerinde, insanlar artan iş yükleri, iş yerinde tükenmişlik sendromu ve dijital dünyanın yarattığı stresle mücadele ediyor. Bu da demek oluyor ki, bir iş krizi ya da özel hayatta yaşanan bir zorluk karşısında, “Bu da geçer ya hu” demek, belki de eskisi kadar etkili olmayacak. Gelecekte, iş yerindeki stres ve baskıların daha dijital ve teknoloji odaklı bir hal alması, insanların duygusal dayanıklılıklarını nasıl etkileyecek?
Mesela, şu an pandemi sonrası dönemde, uzaktan çalışma ve dijitalleşen iş süreçleri, pek çok insanı zihinsel olarak zorladı. 5 yıl sonra belki de iş yerinde yaşanan sıkıntılar, “dijital tükenmişlik” gibi kavramlarla adlandırılacak. Artık belki de dijital araçlar ve platformlar üzerinden yaşadığımız sıkıntılar karşısında, bu sözün yerini “Bu da geçer, sabırlı ol” yerine “Bu da geçer, sistemleri yeniden yapılandıralım” gibi daha teknik çözümler alacak. Yani, gelecekte bu söz, sadece duygusal değil, aynı zamanda pratik ve işlevsel bir anlam kazanabilir.
İlişkilerde Değişen Dinamikler
Bireysel ilişkilerde de bu sözün anlamının nasıl evrileceğini düşünmek ilginç. Bugün, ilişkilerde yaşanan zorluklar, insanlar arası iletişimdeki kopukluklar ya da beklentilerle ilgili sıkıntılar genellikle çözüm arayışlarını zorlaştırıyor. Ancak, gelecekte teknolojiyle entegre olmuş bir dünyada, “Bu da geçer ya hu” sözü, aslında hızlı çözümler arayışının bir aracı olabilir. İletişimin dijital ortamda daha da yoğunlaşmasıyla, belki de ilişkilerde yaşanan geçici kopukluklar daha çabuk onarılacak.
Örneğin, gelecekte kişisel verilerin analiz edilmesiyle, ilişkilere dair olumsuzlukların daha hızlı tespit edilip, yapay zekâ tarafından çözüm önerileri sunulacak mı? İnsanlar, ilişki sorunları yaşadıklarında, bu söz yerine “Veri analizi yapalım, çözüm bulalım” gibi daha pratik bir yol izlemeye başlayacak mı? Yine, ilişkilerin dijitalleşmesiyle, bu tarz duygusal yüklerin, teknolojik çözümlerle daha hızlı geçici hale gelmesi mümkün olabilir.
Zamanın Hızla Geçişi ve Sabır
“Bu da geçer ya hu” sözünün gelecekte daha az bir anlam taşıyacağı düşüncesine de kaygı duymuyor değilim. Zira her şeyin hızla değiştiği bir dünyada, belki de bu söz, biraz daha “geçmişin nostaljik bir hatırlatması” gibi kalabilir. Günümüzde her şey anlık olarak gelişiyor ve insanlar çok daha hızlı sonuçlar bekliyor. Zorluklar ve krizler de daha kısa süreli hale gelmiş olabilir. Gelecekte, sabır ve metanet üzerine kurulu eski değerler, bir noktada anlamını yitirebilir. “Bu da geçer ya hu” yerine, “Bu çok kısa sürede çözülür” gibi daha hızlı çözüm odaklı bir yaklaşım mı benimsenir?
Bir diğer kaygım ise, hızla dijitalleşen dünyada, insanlar zamanla daha az sabırlı hale gelebilir. Bu da demek oluyor ki, yaşadığımız sıkıntıları, duygusal anlamda daha kolay atlatabilirken, gelecekte belki de duygusal bağlarımızı bu kadar kolay kuramayabiliriz. Zor bir an yaşadığımızda, o anın hızla geçeceğine olan inanç, zamanla azalan insan ilişkileriyle daha az anlam taşır hale gelebilir.
Sonuç: Gelecekte “Bu Da Geçer Ya Hu” Ne Anlama Gelir?
Gelecek 5-10 yıl içinde, bu da geçer ya hu sözünün farklı bir anlam taşıyıp taşımayacağı konusunda hala emin değilim. Teknolojinin hızla ilerlediği, iş hayatının ve toplumsal ilişkilerin hızla değiştiği bir dünyada, bu sözü hala sıkça duyacak mıyız? Belki de daha pratik, hızlı çözüm önerileri ön plana çıkacak. Ancak, yine de insan olmanın getirdiği duygusal deneyimler, hiçbir zaman teknolojiyle tamamen değişmeyecek gibi görünüyor.
Bir gün, bu da geçer ya hu derken, sadece sabır değil, aynı zamanda dijital çözümler ve pratik adımlar da aklımıza gelebilir. Ama ne olursa olsun, zorlukların geçici olduğu gerçeği hep kalacak.